PASTIRMA MEDYASI

   Geçen haftalarda televizyon kanalında bir spor programında Erman Toroğlu ile Şansal Büyüka arasında geçen bir konuşma. Bu konuşma internet  aracılığıyla bana bir arkadaşım tarfından gönderildi. İlk başta ne saçma bir mail gibi düşünürken  gönderilen iletiyi okumadım bile fakat daha sonradan bu arkadaşımın bana  gereksiz mail göndermeyeceğini düşünerek gelen maili okudum.Şimdi bana gönderilen metnin bir bölümünü yazımıza ekleyerek medyamızın durumunu ne kadar vahim olduğunu sizde göreceksiniz.  

 

   Geçen haftalarda televizyon kanalında bir spor programında Erman Toroğlu ile Şansal Büyüka arasında geçen bir konuşma. Bu konuşma internet  aracılığıyla bana bir arkadaşım tarfından gönderildi. İlk başta ne saçma bir mail gibi düşünürken  gönderilen iletiyi okumadım bile fakat daha sonradan bu arkadaşımın bana  gereksiz mail göndermeyeceğini düşünerek gelen maili okudum.Şimdi bana gönderilen metnin bir bölümünü yazımıza ekleyerek medyamızın durumunu ne kadar vahim olduğunu sizde göreceksiniz.  

Erman Toroğlu: Kıymetini bilsinler. Şansal Büyüka: Kıymetini bilin. Kayserili dostlara aktaralım bunu. Toroğlu: Pastirma gibi takımlarınız var, pastırma gibi lezzetli. Büyüka: Yaa.. Toroğlu: Pastırmayı satıp alıyorsunuz paraları, takımınızı da destekleyin, ya… Büyüka: Yiyor musun hocam pastırmayı? Toroğlu: Yemez miyim, bayılırım ya. Büyüka: Hı? Toroğlu: Bayılırım. Büyüka: Sen yumurtaya da kırarsın onu. Toroğlu: Of, hocam nasıl oluyor.. Büyüka: Sabah kahvaltısında da yersin. Toroğlu: Pastırmayı yaparken hemen pastırmayı ısıtıp yumurtayı koymayacaksın. Pastırmanın içine biraz su koyacaksın. Hafif pastırmanın içine su koyacaksın. Büyüka: Onu da mı biliyorsun hocam ya, onu da mi biliyorsun? Toroğlu: Hocam, ben söyleyeyim de. Pastırmanın içine biraz su koyacaksın, o pastırma suda biraz ölecek böyle, hafif. Büyüka: Yumuşayacak. Toroğlu: Biraz çekecek suyu.. Büyüka: Ama Kayseri pastırması zaten yumuşak olur hocam. Toroğlu: Olsun olsun. Hafif su koyacaksın. O boyle suyu.. Büyüka: O çemeni duruyor mu, ayıklıyor musun? Toroğlu: Duracak duracak. O böyle suyu çekerken hafif, yağı da atacaksın.. Büyüka: Domates, biber doğruyor musun? Toroğlu: Hayır hayır, hiçbir şey karıştırmayacaksın. Hemen üzerine biraz tereyağı, az bir tereyağı, iki yumurtayı kıracaksın, yumurtaları fazla böyle patlatmayacaksın, yumurtalar böyle top top olacak, anlıyor musun? Büyüka: Yayılmayacak. Toroğlu: Ondan sonra hafif kırmızı biber, karabiber hocam. Kızarmış ekmek ile dalacaksın şöyle.. Büyüka: Beni gösterme Hüseyin şöyle. Toroğlu: Geceyarısı millet yarılmasın. Büyüka: Yavuz, yer misin? Komşum stüdyoda. Yer misin sabahları pastırma? Yavuz: Olursa yeriz. Toroğlu: Yalnız, pastırma yiyince bir kötülüğü var hocam yahu. Büyüka: Orayı söyleme. Toroğlu: Tuvaletler muvaletler pastırma kokuyor, iki gün perişan oluyorsun. Büyüka: Felaket. Toroğlu: İç çamaşırı, miç çamaşırı her taraf pastırma oluyor. Büyüka: Buna bir çare yok mudur? Toroğlu: Yok hocam ya.. Büyüka: Pastırmayı bulan Kayserili, bu kadar pratik zekası olan bir Kayserili dost bu çemene, bu kokuya bir çare yok mu? Toroğlu: Hocam, kırk dört milyon kilosu. ben o pastırmayı yiyeyim, tuvalete girince de havamı atayım ya, “vay adam pastırma yemiş” desinler, anlıyor musun? Etraf şöyle bir koksun hocam. Kırk dört milyon kilo, sen neden bahsediyorsun? Adam havasını atsın iki-üç gün ya, şöyle, bol bol gitsin etrafa; kalabalık yerlere gitsin tuvalete falan.. Parayi verirken şöyle bahşişi, kırk dört milyon liralık pastırma.. Büyüka: Hocam, tuvalete gitmene gerek yok, ağzından burnundan zaten fışkırıyor; terlersen fışkırıyor. Toroğlu: Ama tuvalette tam teşekküllü veriyor kokuyu… Yahu konuşturuyorsunuz akşam akşam, geçelim hocam. Büyüka: Programdan sonra dışarı çıkacak olan varsa, garanti bir pastırmalı yumurta siparişi var ama, bu saatten sonra kalbe zarar hocam. Toroğlu: Hocam böyle hele o taze ekmeği böyle koparacaksın, kesmeyeceksin anlıyor musun? Koparacaksın. Büyüka: Hamile kadınları düşün diyolar hocam. Toroğlu: Hamile kadınları da, kocaları gidip alsın pastırma yapsınlar abi. Büyüka: Pastırma her mevsim var şimdi… Hocam bu saatlerde bir tuhaf oluyorsun, kusura bakma.. Toroğlu: Bu kadar, saat oldu 12, başladık 8 buçuk… Şey gibiyiz ya, dizi film gibiyiz, Brezilya dizisi gibiyiz. 

 

   Sanırım sizde okumuşsunuzdur? Ben okudum içerik olarak gerçekten çok saçma geldi bana fakat düşününce medyada boy gösteren bu tip insanlara toplum nasıl tahammül edebiliyor.Yani yok muydu ülkede adam gibi iki tane doğru dürüst gazeteci düşündükçe? Ama zaten ne beklenebilirdiki bunlardan ülke sorunlarını tartışmak mı? Hayır asla çünkü o zaman hem potronlarının hemde rant cevrelerinin işini bozmuş olacaklardı böyle tırınanne işler dururken kim ne etsin doların yükselmesini, ihalalerdeki yolsuzlukları veya iyi çocukların belli belirsiz işlemiş oldukları faili meçhül cinayetleri vs.. saygılar 

Hazırlayan Fatih Aydoğan Gazetecilik IV.  

 

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: