KUTADG-U BİLİG’E GİDEN YOLDA

Sabahın ilk ışıkları. Saat sekiz daha güneş ışıkları hissedilmiyor. Pencereden dışarı baktığımda ağır bir sis beyaz bir örtü gibi etrafı kaplamış etrafı. Sokaklarda akşam yağan karla karışık yağmurun arkasında hafif toprak kokusu ağır sise rağmen o güzel kokusunu hissettiriyor. Çantamı sırtıma alıp yola koyuluyorum. Bir süre Karadeniz de yağmurdan sonra havayı saran toprağın kokusunu hatırlıyorum. Caddeye çıkıp dolmuşa binip ‘Manas’ Üniversitesinin Cal kampusünde fotoğrafçılık dersi hocam ve arkadaşlarımla buluşacağım.

Saat 9:30 gelmekte fakat daha güneş kapalı bulutlar arkasında yüzünü göstermek için yer aramakta. Cal bölgesi şehir merkezine göre daha soguk. Burada yerleşim okadar gelişmiş değil. Otobüs dokuz yarımda iletişim fakültesi önünde olacaktı. Fakat bazı nedenlerden dolayı biraz gecikti. Hava şartları iyi olsaydı durağımız Çontaş olacaktı. Fakat bozuk hava şartlarından dolayı yolumuzu Burana’ya  Yusuf Has Hacibin doğduğu yere çeviriyoruz.

Sabahın ilk ışıkları. Saat sekiz daha güneş ışıkları hissedilmiyor. Pencereden dışarı baktığımda ağır bir sis beyaz bir örtü gibi etrafı kaplamış etrafı. Sokaklarda akşam yağan karla karışık yağmurun arkasında hafif toprak kokusu ağır sise rağmen o güzel kokusunu hissettiriyor. Çantamı sırtıma alıp yola koyuluyorum. Bir süre Karadeniz de yağmurdan sonra havayı saran toprağın kokusunu hatırlıyorum. Caddeye çıkıp dolmuşa binip ‘Manas’ Üniversitesinin Cal kampusünde fotoğrafçılık dersi hocam ve arkadaşlarımla buluşacağım.

Saat 9:30 gelmekte fakat daha güneş kapalı bulutlar arkasında yüzünü göstermek için yer aramakta. Cal bölgesi şehir merkezine göre daha soguk. Burada yerleşim okadar gelişmiş değil. Otobüs dokuz yarımda iletişim fakültesi önünde olacaktı. Fakat bazı nedenlerden dolayı biraz gecikti. Hava şartları iyi olsaydı durağımız Çontaş olacaktı. Fakat bozuk hava şartlarından dolayı yolumuzu Burana’ya  Yusuf Has Hacibin doğduğu yere çeviriyoruz.

Burana, Tokmok şehrinin dışında bulunmakta. Bişkek’ten yaklaşık iki buçuk saatlik uzaklıkta. Balasagun’un burada bir minaresi ve şimdi müze olarak kullanılan birde küçük bir ev var. Müzenin arkasına doğru uzanan balbal taşları ve saymalı taşlar dikkatimizi çekiyor. Müzede ilk girişte dikkatimizi çeken balasagun minaresinin ilk hali 48 m. daha sonra yıkılmış hali ve restore edildikten sonra minare 24m kalmıştır. Müzeye arkeolojik kazılarda bulunan yeni kalıntılar getirilmektedir. Taşlar üzerine yazılmış Arapça yazılar, kap-kacaklar, kazanlar, elyazması yazılar, süs eşyaları vb. buluntular bulunmaktadır.

 Minarenin içinden karanlık merdivenlerden minareye tırmanarak ağır ağır yukarıdaki sahanlığa doğru çıkıyoruz. Yukarıdan gözümüzün gördüğü uçsuz bucaksız bir düzlük uzanıp gidiyor. Güney tarafında ise tanrı dağları. Bulutların arasından bütün ihtişamıyla kendini göstermektedir. Kırgızistan dağlarının kendine özgü bir yapısı vardır. Daha sonra balbal taşlarını incelemek için müzenin arka tarafına geçiyoruz.

Taşlar üzerlerinde ki hayvan fiğürleri ile bizlere o zaman ki yaşantı hakkında bilgi vermektedir.Dikili taşlar  üzerleri insan figürleri ile kaplı ve bazılarının yan taraflarında bazı yazılar bulunmaktadır. dikili taşların yanında üç sıra halinde bulunan taşlarda  o zamana ait tarım ve hayvancılıkla ilgili resimleri görüyoruz. Bu kaya parçaları üzerine çizilmiş resimler eski çağ Türk tarihi için oldukça önemli buluntulardır. Kayalar üzerine çizilmiş öküz , elik, keçi vb. bir çok hayvan resmi bulunmaktadır. Fakat bunlar hava şartlarından dolayı yavaş yavaş silinmektedir. Kırgızistan devletinin ve Türk devletlerinin bu kalıntıları koruma altına almaları ve ortaklaşa bir proje geliştirerek elimizde kalan miraslara sahip çıkılmalı.

yeni evlenen çiftlerde burada dilek tutmaya ve dua etmeye gelmektedir. yusuf has hacibin türbesi sadece türkler için değil buranın yerli rusları içinde ziyarete uğramaktadır. gezintimiz sırasında yeni evlenecek olan bir çift rus buraya gelerek dua etmektedir. buda artık türbenin sadece türkler için değil diğer yerli halklar içinde kutsal bir yeri olduğunu göstermektedir.

Fatih KURD

İletişim Fakültesi IV

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: